"melodram, müzik ve kozmosun kaosu üzerine" - Feyza SÖĞÜT
- BREGEAL YAZIYOR
- 15 May 2020
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 9 Kas 2023

Feyza SÖĞÜT
Ankara, 2020
melodram, müzik ve kozmosun kaosu üzerine
uzay ve zamanın döngüsü içinde
fizik kurallarını uygulamayı çoktan bırakmış bir senaryoda
bazıları kemanlarıyla ve piyanolarıyla arkadaşlık ederken
biz silahlarımızı temizleyerek vakit geçiriyoruz.
artık sayılar bir şey ifade etmiyorken ve
insanlar kendi içlerine hapsolmuşken
küçük bir alana sıkıştırıldık
ve bir tiyatro oyunu düzenledik.
yüzümüz daima gülümseyen porselen bebekler gibi
gerçeklikten duyduğumuz korkularımızla,
kalplerimizi temiz tutmaya çabalayacak, böylece “iyi” insanlar olacağız.
şaşaalı ve lüks görünen sahnelerimizle
önceki nesillerimizden kalan oyunları oynayacak
ve elimize verilen replikleri okuyarak
mutlu olduğumuzu düşünmek ve zihinlerimizi doldurmak için yaşayacağız.
çünkü boş zihinler oldukça tehlikelidir
öyle ki harflerin en korkunç şeyler olduğu gibi.
bunu bildiğimizden kemanlarımızı yanımıza alıp
müziklerimizin götürebildiği yerlere seyahatler edeceğiz.
boşaltılmış kafalarımızın sessizliğiyle delirmekten kurtarsın diye
ve tamamen amaçsızcasına hayatta kalırken ruhsuz şarkımızı söyleyerek
etrafa büyüsüz gülücükler dağıtacağız.
çünkü kulağımıza fısıldanan gerçeklikleri
programlandığımız gibi cevaplarken
bize komik gelen birkaç dramayla eğleniyor olacağız.
verilen komutları gerçekleştirmek hepimizi bir yapacak.
laf olsun diye konuşacağız yalnızca,
çünkü kelimelerimizi samimiyet doldurmuyor.
duygusuz ve içi boş cümlelerimizi tekrarlayıp yalanlarımızı yutturacağız.
hepimiz aynı fabrikadan çıkmışcasına
tüm bu denklemlerin içinde
melodramımızı devam ettireceğiz.
çünkü birbirimizi anlamıyor ve sadece kafa sallıyoruz.
hayır, aslında duymuyoruz bile.
duymuyor, görmüyor, anlamıyor, düşünmüyor,
iletişim kuramıyor ve yalnızca bağırıyoruz.
birilerinin bizi gelip kurtarması için, sevilmek için bağırıyoruz.
çırpınıyoruz, nedenler listeliyoruz hayatta kalabilmek için.
küçük de olsa değerli hissedebilmek için bir sürü para kazanıyoruz.
oysa sorumluluklarımızdan kaçmak mutluluk getirmez.
bunu bilmiyoruz ve savaşıyoruz, yakıyoruz, yıkıyoruz.
insan, yine insana savaş açıyor
ve biz, yine kendimizden olanı mağdur ediyoruz.
ardından da dilimizde dolanan şarkılarımız ağıtlara bırakıyor yerini.
düzen mi bu, bu yüzyıllardır değişmeyen?
neşeli şarkılarımızı söküp yerine ağıtlar getiren?
kozmosun kaosu, düzen, müzik, düzen, kozmosun kaosu...
ne fark eder?
Comments